EUDR, tedarik zinciri risk yönetimini şirketlerin gündeminin merkezine taşır. Risk artık yalnızca tedarikçinin finansal durumu veya teslimat performansı değildir. Ürünün üretildiği alanın niteliği, arazi kullanımındaki değişiklikler, hukuki uygunluk, izlenebilirlik seviyesi ve veri kalitesi de satın alma kararının parçasıdır. Avrupa Komisyonu, düzenlemenin küresel ormansızlaşma ve orman bozulmasına ilişkin AB ayak izini azaltmayı amaçladığını açıklamaktadır [2].
Etkili bir risk modeli, bütün tedarikçileri aynı kategoride değerlendirmek yerine risk sinyallerini bir arada ele alır. Ülke ve bölge koşulları, emtia türü, tedarik zincirinin karmaşıklığı, üreticinin ölçeği, coğrafi veri kalitesi ve önceki uygunsuzluklar birlikte değerlendirilmelidir. Böyle bir model, kaynakların en yüksek riskli ürünlere ve tedarikçilere yönlendirilmesini sağlar.
Risk azaltma yaklaşımı cezalandırıcı olmak zorunda değildir. Küçük üreticilere veri toplama desteği sağlamak, tedarikçilere ortak şablonlar sunmak, kapasite geliştirme programları düzenlemek ve aşamalı iyileştirme hedefleri belirlemek daha dayanıklı bir tedarik zinciri yaratabilir. Bununla birlikte, makul sürede doğrulanamayan ve yüksek risk taşımaya devam eden kaynaklar için satın alma durdurma veya alternatif tedarikçi arama kararları da önceden tanımlanmalıdır.
EUDR verisi aynı zamanda işletme için yeni bir karar altyapısı oluşturur. Coğrafi izlenebilirlik, ürün risk skoru ve belge kalitesi; tedarikçi performans göstergelerine, denetim planlarına ve yönetim raporlarına bağlanabilir. Böylece düzenleyici uyum, tedarik zinciri şeffaflığını artıran ve itibar riskini azaltan bir kurumsal avantaja dönüşür.
# 3. DORA